HEYHAT
Herkes geçmişin yarasını sarmak ister geleceğiyle,
Gelecekse kimi zaman yara bandı olur, yüzünde aptalca bir gülümsemeyle.
Kimi zaman seni var olmuşluğun kötü yanıyla kanatır, en yeni yaralar açarak
Kimi zaman dipsiz kuyuda gibi hissederken kendini, tam o sırada dost bir ses uzatır elini ve derki ben senin bitmek tükenmek bilmeyen umudun,
Senden sana miras uyku dozunda bir yalnızlık
Bekle sen belki ışık tutar aydınlanır o dipsiz karanlık.
Feryat figan edersin bir çırpıda çırpınan düşüncelerine,
Uykunu kelimeler arasında sıkışmış bulurken
Bu değildir gözünü yumduğun ve açtığın şehir
Merkezine uzak hayaller filizlenir ücra köşelerde
Nereden estiği bilinmeyen
Hani derler ya "batan geminin malları bunlar "
İşte öyledir öylesine olanlar
Bir sıçrayışta kaparsın umudunu
Sonrada gelsin beklemeler gitsin beklenenler
Eeee sabreden derviş muradına ermiş
Yada sabreden günümüz dervişi sabretmekten ge.ber.miş.
Umutlu günler diyarına kalkar bir tren
Yolcusu olamazsın, yaparsan fren
Koş, tüm gücünle, yetiş imdadına
Yoksa geçecek öküzün tren;-)...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder