25 Ocak 2015 Pazar

Sarardı yüzüm! 
Kış akşamlarının sancısı çökmüş üstüme
Hayat dediğin nedir ki
Sadece çıkmaz bir sokak
Mecbur, yaşayacaksın bu hayatı
Faili meçhullerinle
İster seve seve, ister söve söve
Mecbur yaşayacaksın
Nedendir bu sararıp solmalar o zaman
Zihnine ne çökmüşse çökmüş bırak 
Ne feryad figan dolanırsın
Bırak dökülsün umutlar 
Yeterince ağırlık etmedin mi kendine
Bak, kamburun çıkacak sonra, demedi deme
Elbet anlayan çıkar senide
Bırak, martıların uçuşsun gökkubbende
Hayat boşverende güzel nasıl olsa

Kimi duygular mekansızmış
Kapı aralamanı beklemez ansızın dalar içeri...



17 Ocak 2015 Cumartesi

NAKARAT 

Akıyor tavan arasındaki delikten umutlarım, usul usulca.
Îniyor kalbime, damla damla.
Sesin yankılanıyor aklımın duvarlarına çarparak, çat çat.
Tam gözümü kapatmak üzereyim ki bir resim, sen ben.
Nefesimin buğulandırdığı gözlerime bir perde çekilmişcesine, hayal meyal.

4 Ocak 2015 Pazar

ben sende öğrendim 

hayat kitabından uçurtmalar yapmayı
bir kanadı kırık heykelleri
sen çocukluk oyunlarınla sevişirken
ben bir pilot oldum semalarda
bulutlarla at koşturdum
mutlu mesut günlere inat

ruhum yaşlandı tam bir günde
ölüm sessizliğine vurdu dalgaların kör sahilleri
kan kırmızı kesildi gözlerimdeki donuk kavgaları
kol gezdirdiğim arnavut kaldırımlarında olduk
kayıp yarınlardaki düşman...
biz iki kişiyiz 
biri aldığım her nefesteki sen
diğeri sessiz köşelerde yorgun bitap ben
ben beni unutmuşluğumla savrulurken
gölgemi ellerimle toplayıp gölgeni izliyorum peşinden

heyhat içimde ölen biri var
biriyse hala umut etmede
nereye baksam farketmiyor
hep gözlerinde buluyorum gözlerimi
ne kadar kaçsam nafile
gözümü açtığım yer sen yumduğum yer sen
telaşlarım koşuşturmalarım boşuna
boşuna yıpratıyorum kendimi
uzaklaşmak uzak durmak için

nefes alışımda gibisin
sen doluyorum 
ben bitiyorum
sana çoğaldıkça azalıyorum kendime
nefes alışımda gibisin

gün geçtikçe hiddetleniyor sana olan sevgim
şimşekler çakıyor aklımın kenarlarında
sen görüyorum kendimi
hani derler ya görmek istediğini görürsün aynada
bir tek rüyalarımda sensizim
onlarda zaten bomboş
karanlıkla boğuşuyorum sana uyanana kadar
sana içiyorum her yudumda
ve sana susuyorum
sana lal olup
sana kör oluyorum
sana kör oldukça seni bile göremiyorum kimi zaman
çünkü herşey sen gibi
sen gibi hava
sen gibi su
toprak sen gibi
sen gibi kuşlar çiçekler ağaçlar
yer gök
gelmiş geçmiş
her şey
sen gibi
sol yanım ölüyor gibi
toz kaçtı diyorum gözlerime
görenlere
acı acı bir iki damla dökülüyor gözlerimden
seni içime çektikçe
acı acı feryat ediyor gözlerim gözlerine
kime ne seviyorsam seni
hatta sana ne
söyleyemezsin bana beni sevme
ben bile söz geçiremiyorken kendime
gitme bir adım öteye diyorum kendi kendime
gitmeye de niyetim yok hani
hep aynı yerdeyim 
hep aynı yerdesin
bir an kaybedip
sana gelme telaşımla
sonra tekrar bulduğum yerde
ve sonra bir bakmışım yolu yarılıyorum
gözlerim büyüyor
ulaşmak için uzanıyorum parmak uçlarımda
ben uzanmaya çalıştıkça
sen uzaklaşıyor gibisin 
sen uzaklaştıkça çırpınıyor parmak uçlarım
sen uzaklaştıkça ben gibi oluyorsun
ben yaklaştıkça sen gibi oluyorum
sonra sigara duman misali
seni içime çekiyorum
sen dumana karışıp kaçıyorsun
içime çektikçe ben oluyorum ölüyorum
dışarı verdikçe sen oluyorsun kaybediyorum
tutamıyorum avuçlarımda
en iyisi içime çekmek galiba seni 
ölmesemde sürünürüm belki
içimde yaşatırım seni...
AŞK 

Uzayıp giden gökyüzünün beyaz kelebeklerini selamlayarak 
Gözlerimde ara sıra meziyetleşmiş ağlakçı eskisi
Aklımda sessiz köşelerden gelen apansız isyan ateşi 
O düş rüyaların tazelediği çelimsizlik hali
Birde içinde bulunduğu sarhoşluk hissiyatından bana kalan payla
Zırvalayıp duruyor kulaklarıma 
Akşama dek
Sevinsemmi üzülsemmi bilemedim 
Kahretsin...

Düşüncelerime zincir mi vurdun 
Senden başkası girmiyor beynimin içine 
Yalnız ben miyim böylesi karmakarışık 
Yoksa bütün aşıklar böyle mi? 
Bir şeyler oluyor gülün pembe gülüşüne 
Dünya sanki bir başka düşünce içinde dönüyor 
Yalnız ben miyim böylesi hayatla çelişik ...
Nokta olmak isterdim 
Herşeyin bittiği andı
Başlamak gibi bir sıkıntım olmazdı.

Virgül olmak isterdim 
Birazdaha nefes almaya
Ve tekrar devam yola,

Ünlem olmak istermiydim
Yok istemezdim
Bana yakışmazdı şaşma eylemi
Sorun yabancılık meselesi! 

Ama hep soru işareti oldum
Beynimi kurcalayıp durdu cevapsız sorular
Umut ettikçe eziyetler
Eziyetlerle umut etmeler
Vuslatar?
Hasretler?
Gelmeler?
Gitmeler?
Kimsesiz gibi sokaklar
Soğukmu soğuk 
Buz tutuyor sol yanım 
Telaşlı adımlarla uzaklasıyor zaman 
Bende onun peşinde 
Bir an önce varmak lazımmış vuslata 
Buzullarla kaplanmadan...
____
Sonra güneşi görünüyor 
Soluk benizli hüzünlü bir güne
Soluk benizli hüzünlü bir güneş 
Anında alev alev
Topuklarımdan fışkırıyor kıvılcımları 
Kirli sarıya dönüyor yüzüm
Kısık gözlerle
Buruş buruş 
Gözümü alıyor güzelliğin...

Şehre yağmur yağıyor
Bana hasret 
Damlalar seni ıslatıyor
Bense sırılsıklamım
Yağmurdan mıdır sensizliktenmidir bir hüzün çöküyor sokaklara
Sokaklar panayır yeri aslında 
Bense çok uzaktayım atlı karıncalara ve dönme dolaplara
Yağmur damlasında çakılyorum beton topraklara 
Saçlarına dokunabilme ümidiyle atladığım bulutlardan yere çakılıyorum 
Hani kanatlarımda yokki yönümü bulayım
Sen kanat takarsın diye düşünmüştüm oysaki 
Mutluluktan uçacaktım hani
Takamadınmı takmakmı istemedin ne bilebildim nede anlayabildim
Kimi zaman isyan ettim yağmur damlasına 
Kimi zaman da gülüp geçtim 
Aynı anda aynı gökkubbeden akan yağmur damlası altında...

HAYALİN GERÇEĞİNDEN GÜZEL

Gözlerin en güzel gözler
Sözlerin en güzel sözler
En tatlı rüzgar saçlarının arasında
parmak uçlarında hayat
iki kaşının arasında ifadelerin en güzeli
seni seviyorumların hikayesi
seni senden çok diyebilmenin hüzünleri

hayalin gerçeğinden güzel
bilemedim gerçeğin ne kadar güzel.......

1 Ocak 2015 Perşembe

hep hüzünlerin şehrimi olacaksın, 
her yaprak düşüşünde zihnime vuran 
tırmalayıp duran kulaklarımı kısık sesiyle
kelimelerin anlaşılmıyor, düşüncelerin ki sarhoş 
halinde bir çelimsizlik
her görmeye yeltenişimden anlıyorum,
sararıyorsun. 
sonbahar misali
ben yürüdükçe benden kaçıyor,
ben kaçtıkça üstüme geliyorsun!
gözlerini kalbine düğümlemişsin belli
kalbini gizlemeye devam et
usul usul yanıltıyorsun beni
hani yanılgılara alışık olmasam
derim ki bu ses kalbinin sesi...