Uzaklardan bakıyoruz pencereden damlayan yokluluğumuza
Kabullenilmedik yıkımlara tosluyoruz birlikte
Ayaklarımızın altında göz yaşları sel olmuşcasına akıyor
Birlikte nice umutsuzluklara itiyor sessizlik bizi,
Sen benli, ben senli
Birlik ve beraberlik içinde el ele, kol kola, uyaklara kafiyelere dökülüyor zamansızlığımız
Birbirimize yetişememişliğimiz
Kimi dizelerde yarım yamalak sesleniyor şarkılar
Susuzluk çöküyor dudaklarımıza
Omuzlarımızda derin yolculuklar
Koşuyoruz usul usul
Sensizlik, bizsizlik diz boyu...
Heyhat
11 Eylül 2015 Cuma
21 Ağustos 2015 Cuma
11 Haziran 2015 Perşembe
Gitgellerim var benim, gidip gelememelerim
Gelip kalamamalarım
O yüzden galiba umursayamadığım umursamaz hallerim
Bir tokat gibi iniyor dilimde sıkıştırılmış ikili kelimelerin sessizliği
Sessiz sedasız kalışının üstüne
Sessiz sedasızlaşıyorum durup dururken
Sen kaldıkça içimde, sen kokuyor sanki göz alabildiğine heryer
Herşey herkez kendiliğinden sen gibi
Hatta bazen aynada bile sen kesiliyorum
Ben aynı sen
Bir sen bir ben oluyorum
Sen benden gitmeyene kadar
Hali hazırda sessizliğinin ardından
Usul usul sızışını seyretmekten başka hiçbirşey yapamıyorum
Merhaba hayat diyebileceğim güne kadar kazandığımı sandığım kaybetmişliklerimle kadeh tokuşturup şerefine içiyorum
Şerefine!...
Gelip kalamamalarım
O yüzden galiba umursayamadığım umursamaz hallerim
Bir tokat gibi iniyor dilimde sıkıştırılmış ikili kelimelerin sessizliği
Sessiz sedasız kalışının üstüne
Sessiz sedasızlaşıyorum durup dururken
Sen kaldıkça içimde, sen kokuyor sanki göz alabildiğine heryer
Herşey herkez kendiliğinden sen gibi
Hatta bazen aynada bile sen kesiliyorum
Ben aynı sen
Bir sen bir ben oluyorum
Sen benden gitmeyene kadar
Hali hazırda sessizliğinin ardından
Usul usul sızışını seyretmekten başka hiçbirşey yapamıyorum
Merhaba hayat diyebileceğim güne kadar kazandığımı sandığım kaybetmişliklerimle kadeh tokuşturup şerefine içiyorum
Şerefine!...
10 Haziran 2015 Çarşamba
4 Haziran 2015 Perşembe
HEYHAT
Herkes geçmişin yarasını sarmak ister geleceğiyle,
Gelecekse kimi zaman yara bandı olur, yüzünde aptalca bir gülümsemeyle.
Kimi zaman seni var olmuşluğun kötü yanıyla kanatır, en yeni yaralar açarak
Kimi zaman dipsiz kuyuda gibi hissederken kendini, tam o sırada dost bir ses uzatır elini ve derki ben senin bitmek tükenmek bilmeyen umudun,
Senden sana miras uyku dozunda bir yalnızlık
Bekle sen belki ışık tutar aydınlanır o dipsiz karanlık.
Feryat figan edersin bir çırpıda çırpınan düşüncelerine,
Uykunu kelimeler arasında sıkışmış bulurken
Bu değildir gözünü yumduğun ve açtığın şehir
Merkezine uzak hayaller filizlenir ücra köşelerde
Nereden estiği bilinmeyen
Hani derler ya "batan geminin malları bunlar "
İşte öyledir öylesine olanlar
Bir sıçrayışta kaparsın umudunu
Sonrada gelsin beklemeler gitsin beklenenler
Eeee sabreden derviş muradına ermiş
Yada sabreden günümüz dervişi sabretmekten ge.ber.miş.
Umutlu günler diyarına kalkar bir tren
Yolcusu olamazsın, yaparsan fren
Koş, tüm gücünle, yetiş imdadına
Yoksa geçecek öküzün tren;-)...
Herkes geçmişin yarasını sarmak ister geleceğiyle,
Gelecekse kimi zaman yara bandı olur, yüzünde aptalca bir gülümsemeyle.
Kimi zaman seni var olmuşluğun kötü yanıyla kanatır, en yeni yaralar açarak
Kimi zaman dipsiz kuyuda gibi hissederken kendini, tam o sırada dost bir ses uzatır elini ve derki ben senin bitmek tükenmek bilmeyen umudun,
Senden sana miras uyku dozunda bir yalnızlık
Bekle sen belki ışık tutar aydınlanır o dipsiz karanlık.
Feryat figan edersin bir çırpıda çırpınan düşüncelerine,
Uykunu kelimeler arasında sıkışmış bulurken
Bu değildir gözünü yumduğun ve açtığın şehir
Merkezine uzak hayaller filizlenir ücra köşelerde
Nereden estiği bilinmeyen
Hani derler ya "batan geminin malları bunlar "
İşte öyledir öylesine olanlar
Bir sıçrayışta kaparsın umudunu
Sonrada gelsin beklemeler gitsin beklenenler
Eeee sabreden derviş muradına ermiş
Yada sabreden günümüz dervişi sabretmekten ge.ber.miş.
Umutlu günler diyarına kalkar bir tren
Yolcusu olamazsın, yaparsan fren
Koş, tüm gücünle, yetiş imdadına
Yoksa geçecek öküzün tren;-)...
3 Haziran 2015 Çarşamba
hep aynı şeyi söylersin hep aynı şarkı dilinde
dilinden çıkaramadıkların çınlayıp durur kulaklarında
bir göz buluşmasına bile gelmek istemeyenlerin olur
hep aynı yerde umut fısıltıları arasında kıvranıp durursun
yazık ki tükürürken gözlerin yüzüne
öksüz bir zaman eskisi gibi
uzaklara dalar gözlerin yaşanmamışlıklara ve yaşanmayacaklara
umut işte
kulağın tek bir yöne çivilenip durur
nereye gidersen git nerede olursan ol nerede kalmışsan ordasın
ne bir milim uzakta ne bir milim yakında
aynı şarkıdaki gibi
"fikrimden geceler yata bilmirem
bu fikri başımdan ata bilmirem
neyleyim ki sene çata bilmirem
ayrılık ayrılık aman ayrılık
her bir dertten olan yaman ayrılık"
seni sensizken seven birine senin gelip gelmeyişin senin elinde...
dilinden çıkaramadıkların çınlayıp durur kulaklarında
bir göz buluşmasına bile gelmek istemeyenlerin olur
hep aynı yerde umut fısıltıları arasında kıvranıp durursun
yazık ki tükürürken gözlerin yüzüne
öksüz bir zaman eskisi gibi
uzaklara dalar gözlerin yaşanmamışlıklara ve yaşanmayacaklara
umut işte
kulağın tek bir yöne çivilenip durur
nereye gidersen git nerede olursan ol nerede kalmışsan ordasın
ne bir milim uzakta ne bir milim yakında
aynı şarkıdaki gibi
"fikrimden geceler yata bilmirem
bu fikri başımdan ata bilmirem
neyleyim ki sene çata bilmirem
ayrılık ayrılık aman ayrılık
her bir dertten olan yaman ayrılık"
seni sensizken seven birine senin gelip gelmeyişin senin elinde...
21 Nisan 2015 Salı
hangi yarınların açılır kapıları, umut diyarından
hani rüzgar kamçılardı vuslat yolunun kısraklarını
hep aynı yerde mi olur rüyaların sahne arkası
umut haykırışıyla gözlerini açarsın
bir bakarsın aynı yerdesin
gözünü yumduğun yerden bir milim uzaklaşmamışsın uyandığın yere
yalpalı adımlarınla göğüslersin ufukları çatık yarınları
sırtındaki kambur büyür gitgide zamana fark ettirmeden
seni sende bilir
halbuki sen bile anlayamazsın senden giden seni...
hani rüzgar kamçılardı vuslat yolunun kısraklarını
hep aynı yerde mi olur rüyaların sahne arkası
umut haykırışıyla gözlerini açarsın
bir bakarsın aynı yerdesin
gözünü yumduğun yerden bir milim uzaklaşmamışsın uyandığın yere
yalpalı adımlarınla göğüslersin ufukları çatık yarınları
sırtındaki kambur büyür gitgide zamana fark ettirmeden
seni sende bilir
halbuki sen bile anlayamazsın senden giden seni...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)